sonbahar’da oslo

uzun bir zaman sonra tekrar yazma isteğiyle doldum. ilham kaynağım ise sonbaharda birbirinden güzel renklere bürünen oslo oldu.

dört günlük bu seyahatte tasarım dünyasından mutfağına, mimarisinden doğasına kadar birçok yeri tekrar görme ve daha iyi özümseme şansım oldu.

oslooperahouse_bolteyel

öncelikle şehrin en önemli simgelerinden, oslo opera binası ile başlamak istiyorum. daha önce birkaç kez ziyaret etmiş ve hala unutamadığım gösteriler izlemiş olmama rağmen binayı ilk kez rehber eşliğinde gezdim. mimariye  ilginiz varsa rehberli turu kesinlikle tavsiye ederim. rehberin her anlattığı detayda binanın mimarisine ve tasarlayan mimari ofis Snøhetta’ya ve diğer yandan norveç kültürüne olan beğenim daha da arttı diyebilirim.

oslooperahouse7_bolteyel

rehberimiz eski bir balerindi. eski opera binasında ne kadar limitli işler çıkarabildiklerini, yeni binanın onlara neler sağladığını öyle tutkuyla anlatıyordu ki…

burası şehrin aslında geri dönüşüm alanı. rehberimiz opera binası yapılmadan önceki halini gösterdiğinde çamur yığınından ibaret kötü bir arazi görmek şaşırtıcı geldi. opera binasının şehrin mimarisine ve genel görünümüne katkısının çok büyük olduğu rahatlıkla söylenebilir.

tasarlarken herkes oslo opera binası’na gelsin istemişler. o nedenle rahatlıkla içeriye girebilir, belirli alanlarını gezebilir, cafesinde oturabilirsiniz.

oslooperahouse10_bolteyel

bir buluşma alanı olsun istemişler, üzerinde gezinip çatısına çıkabildiğiniz dünyanın tek opera binası. bu çok güzel bir düşünce… özellikle de hava güzelse opera binasının her bir yanı insanlarla doluyor. sohbet edenler, gelip oturanlar, fjord’un manzarasını seyredenler; sanat ve şehir hayatı iç içe…

oslooperahouse6_bolteyel

doğal malzemeleri kullanmaya özen göstermişler, meşe ağacı, mermer, granit ve cam en göze çarpan elementler. tüm malzemeler norveç’ten olsun istemişler, bir tek mermerde yanlış hatırlamıyorsam bunu sağlayamamışlar. ışıktan daha fazla faydalanabilmek için cephede cam kullanmayı tercih etmişler.

oslooperahouse4_bolteyel

aynı anda 3 farklı sahnede performans sergileyebilmek için akustiği özenle planlamışlar. en detaylı prodüksiyonlar için asansörlü bir sahne sistemi kurmuşlar ki gerçekten çok etkileyiciydi. ana salonun tepesindeki ışıklı sembol ise benim çok hoşuma gitti.

oslooperahouse2_bolteyel

rehberimiz bizi büyük sahneye götürdü. “uçan hollandalı” oyunu için ekip prova alıyordu. 5 dakika izlememize izin verdi. fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı:) sonrasında turumuza kostüm odasından devam ettik. kalabalık bir ekip kostümleri dikip ütülüyor bir kısmını askılara yerleştiriyorlardı.

oslooperahouse12_bolteyel

biraz ilerleyince dekor odasına geldik. sihirli flüt oyunu için dekor hazırlıkları yapılıyordu. bir kenarda hazırlanmış minyatür maketler, diğer yanda ise büyük ölçekli versiyonları yer alıyordu. en güzeli de kostüm, dekor ya da prova odalarını dışarıdan da görebiliyor olmanız. geçerken bugün bakalım ne yapıyorlar diye camdan gözatabilirsiniz.

oslooperahouse11_bolteyel

biraz daha yürüyünce bir avluya geldik, yine ışıktan tüm odaların daha fazla yararlanabilmesi için böyle bir mimariyi tercih etmişlerdi. 1.000 odalı bu alanda prova odalarından çalışma alanlarına kadar birçok kullanım sözkonusu.

asansöre yürürken 10-12 kadar minik, öğretmenlerinin eşliğinde koridorda esneme hareketleri yapıyorlardı. her yıl sınırlı bir kontenjan ile minikleri de kadrolarına ekliyorlarmış.

sanki truman show’un içinde büyülü bir dünyada yürüyorduk da yürüyorduk.

oslooperahouse8_bolteyel

rehberimiz, binanın içerisinde herhangi bir sanat eserinin bulunmadığını, böyle bir arayış içinde olanlar için şehirde birçok galeri ve müze olduğunu söyledi. vestiyerlerin girişindeki yeşil ve beyaz renklerin kullanımıyla hazırlanmış duvarları gösterdi. içerisinde özel bir eser segilemek yerine tasarımla bütünleştirmeyi tercih etmişlerdi.

vestiyer için de yine çok güzel bir çözüm bulmuşlar. ağaç dallarını andıran bir askılık alanı hazırlanmış. her biri numaralı ve bu numara biletinizde de yer alıyor. böylece gelip numaranıza göre askınızı bulup paltonuzu asabiliyorsunuz, oyun başlarken de bu alanın kapısı kapanıyor. böylece vestiyer sırası problemi de ortadan kalkmış olmuş. tuvaletleri bile tüm binada gördüğünüz özenle tasarlanmıştı.

oslooperahouse5_bolteyel

oslo planlarınız arasındaysa detayları ile büyüleyen bu binayı görmenizi ve bir performans izlemenizi tavsiye ederim. ben o akşam “back to the future” gösterisine yer bulmayı başardım. tam yanımda iki küçük çocuğuyla gelmiş genç bir anne vardı, çok hoşuma gitti. herkes son derece özenli giyinmişti. erkekler kravat ceket, kadınlar topuklu ayakkabı ve şık bir elbise..

oslo’ya hoşgeldiniz:)

 

 

Leave a Reply