aylak adam.

“aylak adam”ı okuyup da etkilenmeyen nadirdir…

sabah bir dergide serpil atılgan’ın ağzından yusuf atılgan ile hikayesini okudum. bir filmde izleseniz “hadi canım” diyebileceğiniz bir tanışma hikayesi… tam benim gibi romantiklerin yüreğine dokunan bir hikaye…

yusuf_atilgan

serpil hanım, 17 yaşındayken “aylak adam”ı okuyor ve yazarına, dünya görüşüne hayran kalıyor. “ben bu adamı bulacağım, körse de topalsa da fark etmez. ondan sonra da ne olur ne biter bilmem” diyor. arıyor, tarıyor. en sonunda yazarın manisa’da yaşadığını öğreniyor ve ona bir mektup yazıyor.

yusuf atılgan ise “aylak adam” ile son derece popüler olmuş ve günde 500′e yakın mektup alırmış; fakat hiç sevmezmiş böyle şeyleri. onlarca mektup içerisinden sadece ankara’dan gelen iki tanesini açıyor. birisi enis batur’dan, diğeri ise serpil gence’den. bir yıl kadar mektuplaşıyorlar ve sonunda tünel’de buluşuyorlar. yusuf atılgan geçitte bekleyecek, serpil de tramvaydan inecektir. merhaba bile demeden birlikte Viyana Lokantası’na kadar yürüyorlar.

işte böyle başlıyor hikayeleri…

devamını merak edenler “ot” dergisinin ekim sayısını alabilirler.

“bazı kitaplarda sizi seviyorum’u okuyunca gülerim. sanki siz sevilebilirmiş! sen sevilir değil mi?”

aylak adam

Leave a Reply